Seyit Rıza’nın son isteği, cebindeki 40 lira ve köstekli saatinin kendisiyle birlikte asılarak öldürüleceğini bilmediği oğluna verilmesiydi. Oğlunun da asılacağı söylendiğinde ise, oğlunun kendisinden sonra asılmasını ister. Tam tersi yapılır ve oğlunun idamı izletilir… Türkiye, sosyal ve siyasal gündemi çok “hareketli” ve “değişken” bir ülke, malum. Bu hareketlilik ve değişkenlik, sanırım toplumun “balık hafızalı” oluşuyla da ilgili. Toplumun söylenen sözlerin takipçisi olmaktaki isteksizliği ve “unutma” temayülü, “gündemin efendileri” açısından tadından yenmez bir avantaj oluyor. Böyle bir toplumu yönetmek, güç ve iktidar sahiplerine büyük kolaylık sağlıyor çünkü. Haklarına duyarlı, gereğinde haklarını savunmak için harekete geçen ve mevcut haklarının kapsamını genişletmek amacıyla istikrarlı, kararlı bir çaba içerisinde olan ülke ve toplumların durumu farklı. Bu nedenle o tür “bizden uzak” ülkelerde iktidardakiler başta olmak üzere siyasetçiler, kamuoyu önünde, medy...
Kişisel bloguma hoşgeldiniz.